25 Şubat 2014 Salı

Kaliteli yaşam için!



*Elinizdeki nimetleri sayın. Ve aslında ne kadar değerli bir insan olduğunuzu ve nelere sahip olduğunuzu bir düşünün. Gülümsemeler geri gelecek, güneş parıldayacak, müzik çalacak ve Yaradan’ın size bahşettiği yaşamı en güzel, en güçlü, en güvenilir ve en cesur şekilde yaşamaya başlayacaksınız... 

*Bugün ve bundan sonraki günler her zamankinden çok daha fazla çalışın. Sizden beklenenden daha fazlasını ortaya koyma sırrını öğrendiğiniz zaman başarının yarısını yakalamış olacaksınız. İşinizde kendinizi çok daha değerli hale getirin ve vazgeçilmez olun. İmtiyazlarınızı da biraz daha fazla kullanın ve aldığınız her ödüle sevinin. Siz buna değersiniz!

*Hata yaptığınız zaman veya hayattan acı bir darbe aldığınızda çok uzun süre dönüp arkanıza bakmayın. Hatalar yaşamın sizi eğitmesidir. Hata yapma kapasiteniz hedeflerinize ulaşma kapasitenizle bir bütündür. Hatayı düşünmekle kimse bir şey kazanamaz ve hatalarınız gelişmenizin yalnızca birer parçasıdır. Hatalarınızı üstünüzden silkeleyin. Arada sırada başarısızlığa uğramazsanız hedeflerinizi nasıl bilebilirsiniz ki? Hata yapmaktan kaçış yok. Sizin sıranız da gelecek.

*Saatler boyu süren zorlu çalışmalarınızı mutlaka ailenizle geçireceğiniz dakikalarla ödüllendirin. Onların size duydukları sevgiyi besleyin. Unutmayın, Çocuklarınızın sadece nasihate değil örnek alacakları bir modele de ihtiyaçları vardır ve çocuklarınız için iyi yönlerinizi istikrarlı bir şekilde ortaya koymanız, sizin gelişiminizi de hızlandıracaktır. Bir gün tüm dünyanın gözünden düşseniz bile, eğer sizi seven bir aileniz varsa, kazanan sizsiniz demektir.

*Gününüzü güzel düşünceler üzerine kurun. Eksiklikler sizi asla endişelendirmesin. Yoksa korkular ilerlemenizi engel olur. Kendinize sık sık Yaradan’nın yarattığı bir varlık olduğunuzu ve düşüncelerinizi genişleterek her tür hayalinizi gerçekleştirme gücünüze sahip olduğunuzu hatırlatın. Uçmaya karar verdiğinizde uçabilirsiniz. Yenilgiyi asla kabullenmeyin. Kalbinizdeki büyük hayallerin yaşamınızı yönlendiren büyük projelere dönüşmesine izin verin. Ve gülümseyin!
 

*Kendinize ve yaşama sürekli gülün. Bunu alay etme veya kendinize acıma şeklinde değil, bir çözüm olarak, ağrınızı giderecek mucize bir ilaç, depresyonunuz için bir çare olarak yapın. Bu yöntem, o an için çok korkunç bir yenilgi gibi görünen şeylere karşı yeni bir bakış açısı edinmenize yardımcı olacaktır. Sıkıntı, kaygı ve endişeleri içinde bulundurduğunuz kötü duruma gülerek uzaklaştırın. Böylelikle zihniniz çözüm bulma konusunda daha berrak bir şekilde işleyebilecek,rahatlığa kavuşacaktır. Kendinizi çok fazla ciddiye almayın. 

*Küçük şeyleri ihmal etmeyin. Birkaç dakika fazla harcamaktan, biraz daha fazla çaba sarf etmekten kaçınmayın. Küçük bir övgü ve ya teşekkür, alacağınız en güzel karşılıktır. Başkalarının ne düşündüğü hiç önemli değil. Sizin kendiniz hakkında ne düşündüğünüz her zaman en önemli konudur. Eğer kestirmeden gidiyor ve sorumluluklardan kaçıyorsanız, ‘elinizden geleni yapmayı’ başaramıyorsunuz demektir. Siz özelsiniz. Bunu yapmalısınız. Küçük şeyleri ihmal asla etmeyin! 

*Her yeni sabahı gülümseyerek karşılayın. Yeni güne her zaman Yaradandan size verilmiş özel bir hediye, dün bitiremediğiniz şeyleri bitirebilmek için altın bir fırsat olarak bakın. İlk saatinizi başarıya kurun ve hayata tüm gününüzü etkileyen pozitif bir hareketle başlayın. Bugün bir daha asla olmayacaktır. Kötü bir başlangıçla ya da hiç başlamayarak onu heba etmeyin. Siz yenilmek için doğmadınız. 

*Gün içinde her hangi bir zaman, en büyük hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Bu nedenle her gün için hedefler belirleyin, öyle uzun ve zor projeler değil. Ancak ufak tefek sizi aşama aşama gökkuşağınıza ulaştıracaktır. Eğer isterseniz bunları yazın,ama listenizi sınırlı tutun, böylelikle yarına yarım kalmış işler bırakmak zorunda kalmazsınız. Unutmayın, piramidinizi yirmi dört saate kuramazsınız. Sabırlı olun. Gününüzün, en önemli hedefinize ulaşmanızı engelleyecek şekilde darmadağın olmasına izin vermeyin. En büyük hedefiniz elinizden gelenin en iyisini yapmak ve daha sonra da başardıklarınıza sevinmektir. 

*Hiç kimsenin sizin önünüze geçmesine izin vermeyin ve bütün gün zaferle dolaşın. Unutmayın ki, hiçbir kabiliyet, hiçbir özveri, hiçbir beyin, hiçbir karakter hata bulmakla yükümlü değildir. Dışarıdaki hiçbir şeyin siz izin vermedikçe, sizin üzerinizde herhangi bir gücü yoktur. Zamanınız, nefret. Kıskançlık ve gıpta gibi konularla savaşarak harcanmayacak kadar değerlidir. Hassas yaşamınızı dikkatlice korumalısınız. Sadece Yaradan bir çiçeğe şekil verebilir, ama bir çocuk bile onu paramparça eder. 

*Her zorlukta iyilik tohumları arayın. Bunu kendinize prensip edindiğinizde, geçmek zorunda kaldığınız tüm karanlık vadilerde size yol gösterecek çok kıymetli bir pusulaya sahipsiniz demektir. Kimi zaman yıldızlar bir dağın zirvesinde bile ayırt edilemezken, derin bir kuyunun dibinden kolaylıkla görünebilirler. İşte kimi zamanda zorluklar insana sorunla karşılaşmadığı müddetçe asla öğrenemeyeceği şeyleri öğretir. Daima bir iyilik tohumu vardır. Onu bulun ve başarıya ulaşın. 

*Şunu unutmayın ki gerçek mutluluk sizin içinizde yatmaktadır. Boş yere dışınızdaki dünyada huzur, memnuniyet ve zevk aramakla vakit kaybetmeyin. Unutmayın ki mutluluk sürekli elde etmek ve almak ile sağlanmaz; asıl mutluluk kendinden bir şeyler vermektir. İletişim kurun. Paylaşın. Gülümseyin. Kucaklayın. Mutluluk bir parfümdür. Birkaç damlası üzerinize damlamadan başkalarına dökemeyeceğiniz bir parfüm.


*Hareketlerinizin daima sizi ifade etmesine izin verin, fakat yanlış bir gururdan ve ilerlemenizi engelleyecek herhangi bir kibirden dolayı önünüze dikilecek korkunç tuzaklara karşı da önleminizi alın. Övünmeniz için sizi zorladıkları bir sonraki seferde, sadece yumruğunuzu su dolu bir kaba batırın. Çıkardığınızda geride kalan boşluk, sizin sahip olduğunuz önemi gösterecektir.

*Her bir gün, bize Yaradan tarafından verilen özel bir hediyedir. Hayat her zaman adil değildir. Davranışlarınızı, planlarınızı ve geleceğinizi etkileyecek olan ıstıraplara, engellere ve dezavantajlara hiçbir zaman izin vermeyin. Kendinize acıma gibi kötü bir elbise giydiğinizde asla başarılı olamazsınız; sızlanma ve ağlama sesi başarı fırsatlarını daima korkutur ve kaçırır. Bir daha asla buna izin vermeyin. En iyi yol budur.

*Günlerinizi ve gecelerinizi bir daha asla sıradan ve önemsiz işlerin peşinden koşturarak geçirmeyin; bu yüzden uğrunda gerçekten uğraşmanız gereken şeyler için vakit bulamayabilirsiniz. Bunu işiniz kadar yaşamınıza da uygulayabilirsiniz. Sadece hayatta kalmak için geçirilen bir günde kutlama yapmak için hiçbir neden yoktur. Bu dünyada rutin yaşamınızda çok ufak bir değişiklik yaparak başarıya ulaşabilecekken değerli zamanınızı boşa geçirmek için bulunmuyorsunuz. Artık onaylayıcı işler yok. Artık başarıdan saklanmak yok. Gelişmek için zamanı bir kenara bırakın, mekanı da bırakın. Haydi şimdi, şimdi! Yarın değil!

*Bugünü sanki son gününüzmüş gibi yaşayın. Unutmayın ki takvimlerde sadece ‘bugün’ görünür. Dünkü hatalarınızı unutun ve yarınki problemlerinizi görmezden gelin. İşte bu kadar. Bugünü bu yıl içinde geçirdiğiniz en güzel gün haline getirin. Ve bir daha şu tarz üzücü kelimeleri asla söylemeyin: “Eğer tekrar dünyaya gelseydim...” Şimdi bayrağı elinize alın. Ve koşmaya başlayın! Bugün sizin gününüz!

*Bugünden itibaren karşılaştığınız her insana, ister dostunuz olsun ister yabancı, sanki o bugün ölecekmiş gibi davranın. İlişki kurduğunuz insan ne kadar önemsiz olursa olsun, ona büyük bir ilgi, şefkat, anlayış ve sevgi gösterin ve bunların hepsini hiçbir karşılık beklemeden yapın. Yaşamınız bir daha asla aynı olmayacak.


Alıntıdır..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Küfür, hakaret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
Teşekkürler..

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...