15 Eylül 2017 Cuma

Mola!

Tatil dolayısıyla bir süre ara veriyorum, 
merak etmeyin diye haber vereyim dedim 
Görüşünceye kadar hoşçakalın ツ 




14 Eylül 2017 Perşembe

!...




Eğer bir insan başkasına kötü davranıyor, aldatıyor, yalan söylüyorsa aslında tüm bunları kendine yapıyor.



Çünkü zihin yasası gereği yaptığınız tüm iyilikler ve kötülükler size geri dönecektir.



13 Eylül 2017 Çarşamba

Duygusal açıdan olgun olmak ne demektir?


Bu başkalarının eleştiri ve kızgınlığına olumsuz tepki vermeye yönelik doğal ama çocuksu eğilimin ötesine geçmek anlamına gelir. Kimse eleştirilmekten ve aşağılanmaktan hoşlanmaz. Ancak bu gerçekleştiğinde nasıl tepki vereceğimizi tercih etme yeteneğimiz vardır. 
Olgun tercih, benzer biçimde tepki vermekten kaçınmaktır. 
Benzer şekilde tepki vermek, diğer kişinin aşağılayıcı eleştirilerinin seviyesine inmek ve onun negatif atmosferiyle bir olmaktır. Kendinizi hayattaki kendi amacınızla tanımlayın. Hiç kimsenin hiç bir yerin yada hiç bir şeyin sizin iç huzurunuzdan, sükunetinizden ve sağlığınızdan uzaklaştırmasına izin vermeyin.
Joseph Murphy

Gerçek... Kime göre neye göre:)




Siz yine de derinliğini bilmediğiniz göle balıklama atlamayın
🤔😉


12 Eylül 2017 Salı

Eğer daimi şifa istiyorsanız her şeyi bağışlamanız gerekir.


Gerçek af ve bağışlama zaman ve dayanma gücü ister ve bu kesinlikle şuur altı düzeylerini temizler.
Her tür kin ve öfke zihni tırmalar ve bedenin hasta olmasına sebep olur.
Samimi bir şekilde af ve bağışlama yapmazsanız tam şifa gerçekleşmez.
Nefret ve öfke , eleştiri, serzeniş, hışım ve hesaplaşma isteği ve başkalarınn eziyetini görme isteği , hepsi canı solgunlaştırır ve insanın sağlığını çalar.
Bunun için size yapılan bütün eziyetleri af etmek size yararlı olacaktır.
Bir kişiden veya bir pozisyondan nefret ettiğinizde çelikten daha güçlü bir halka ile o kişiye veya o pozisyona bağlanırsınız.
Af ve bağışlama, kurtulmak için tek yoldur.
AF VE BAĞIŞLAMANIN YOLLARI VE METODLARI
Af ve bağışlamanın en basit alıştırma yolu, her gün sakin bir köşede, gözleriniz kapalı oturup şu cümlelerin tekrarlanmasıdır:
·Benim eziyetime sebep olan her şeyi af edip bağışlıyorum,
·Beni üzüntüye sokan her şeyi af edip bağışlıyorum.
·Benim öfke ve nefretime sebep olan her şeyi af edip bağışlıyorum
·Geçmişi, geleceği ve şu anı af ediyor ve bağışlıyorum.
Af ve bağışlama her tür hastalığın zihinsel dermanıdır.
Her gece uyumadan önce yarım saat oturun ve sevmediğiniz ve beğenmediğiniz herkesi zihinsel olarak bağışlayıp affedin.
Hatta eğer bir hayvandan korkuyorsanız veya bir böcekten hoşlanmıyorsanız, zihninizde onlardan özür dileyiniz, sevgi ve şefkatinizi onlara gönderiniz.
Eğer birisini adaletsizlikle suçladıysanız, eğer birisi ile dostluk dışında bir diyaloğunuz olmuşsa, eğer başkasının ardından kötü sözler söylemiş veya eleştirmişseniz, sükut ve rahatlık içinde zihninizde onlardan sizi affetmelerini isteyiniz.
Eğer bir dost veya akrabanız ile bir probleminiz varsa problemi ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapınız .
Her şeyde ve herkeste hakikati görünüz.
Dr. Davut İbrahimoğlu


11 Eylül 2017 Pazartesi

Milliyet pembenarda yeni yazım:

Sözün Canı Vardır!


Üslup önemlidir!..

Bir sultan rüya aleminde, dişlerinin önden arkaya doğru döküldüğünü görür.
Gördüğü rüyanın ne anlama geldiğini anlamak üzere, yorumculardan birini huzuruna çağırır. Ondan gördüğü rüyanın tabirini ister. "Sultanım" diye cevap verir tabirci, "O kadar uzun yaşayacaksınız ki, bütün oğullarınızın ölümlerini göreceksiniz."
Sultan, oğullarının ölümünden bahseden tabircinin sözlerine öfkelenir, muhafızlarına adamı hemen huzurundan atmalarını emreder.

Sonra başka bir tabirci çağrılır.
Sultan, aynı rüyayı ona da anlatır.
"Sultanım" der bu kez diğer tabirci; "Allah size o kadar uzun ve bereketli ömür hediye edecek ki, evlatlarınızın mutluluklarını göreceksiniz, hepsinden uzun yaşayacaksınız."
Sultan, bu habere çok sevinir ve tabirciye kese kese altın armağan eder.


Görüldüğü üzere gibi, ikisi de aynı gerçekten bahsetmekte... İki rüya tabircisi de, aynı şeyi söylüyorlar aslında..
Biri kovuluyor, diğeri ödüllendiriliyor..

Ne anlıyoruz?
Anlatma şekli sözün kendi kadar önemli..


63 yaşında olduğununa inanmak zor! Bu güzelliğin sırlarını merak edenler için..


Christie Brinkley, inanması güç olsa da 1954 doğumlu eski bir model

Kendisi, 1973 yılında Paris'teki bir postanede Amerikalı bir fotoğrafçı tarafından keşfedilmiş

O günden sonra da kariyer basamaklarını hızla tırmanmış ve neredeyse tüm dünyaca tanınan ünlü bir model olmuş
Öyle ki dünya çapında bir dergi olan Sports Illustrated'ın kapağında bile kendine çok defa yer bulmuş

Bu yıla geldiğimizdeyse Christie Brinkley, yeniden aynı derginin kapağında yerini aldı

Fiziği, enerjisi ve görüntüsüyle herkesi şaşırtan bu zarif kadın, Sports Illustrated'ın kapağında adeta hiç değişmeden...
Ama bu kez yanında 2 kızıyla birlikte poz veriyordu


Toplamda 3 çocuk annesi olan Brinkley, bu görüntüsünün ve enerjisinin sırlarını da paylaştı tabii...

Vejetaryen bir beslenme tarzına sahip olan eski model...

Ağır ana yemekler yemek yerine gün boyunca sağlıklı sebzeler ve meyveler yiyerek karnını doyuruyormuş

Bunun yanı sıra güne başlarken mutlaka içinde bal ve limon bulunan ılık bir bardak su içen Christie Brinkley...

Beslenmesine dikkat etmekle kalmayıp spor yapmayı da ihmal etmiyormuş

Her gün ama her gün 100 tane şınav çektiği söylenen eski model...

Şınav dışında yoga, koşu ve yüzme ile de arası iyi olanlardanmış

Vücudunun hiçbir yerinde estetik bulunmadığını söyleyen ve başından 3 doğum geçen 63 yaşındaki bu kadına imrenmemek elde mi?

Alıntı:yemekcom

Konfüçyus'a sormuşlar:


"Çin imparatoru olursanız eğer, ilk icraatınız ne olacaktır?" Konfüçyus cevaplandırmış:
"Kelimelerin kavramlarının tekrar yapılanması''
O, sözcüğün ölüm veya yaşam veren gücünden haberdardı, onun için de sözcükleri seçerken çok dikkat ederdi.
Yapmak veya yıkmak, şifa vermek veya öldürmek."
Ağzınızdan çıkan her sözcük yoğun bir güce sahiptir.
İyi sözler hayat enerjisi,sağlık ve mutlulukla doludur.
Ağzınızdan çıkan her sözcük,sizin tüm vücudunuzda-zihninizin ve varlığınızın her atomunda-dalgalar yaratır.
Düşünceleriniz, bedeninizi besler ve bedeniniz,aldığı besinleri geri verir.
Tahrip edici sözler,zihinde,bedende ve insani ilişkjlerde bir çok hastalığa sebep olur.
Hastalıkla ilgili konuları konuşan insanlar daima hasta olurlar.
Eleştiri, romatizmaya sebep olur.
Dengesiz ve uygunsuz sözler, kanı zehirler ve bu zehirler eklemlere yerleşir.
Af ve bağışlamanın olmaması hastalıkların en önemli sebeplerindendir.
Zira damarları tıkar, kara ciğeri sertleştirir ve gözlere zarar verir.
Evet demenin vurgulayıcı gücü size şifa verir.
Vurgulamak, pekiştirmek demektir.
Bir sözcüğü devamlı olarak tekrarladığınızda o sizin zihninizde ve bedeninizde pekişir.
Emerson şöyle der:
"Her düşünce söyleyeni etkiler."
Şifanın en büyük sırrı bilerek yapıcı sözler dile getirmektir.
Bu sözler hastalık kokusu vermemelidir."
Ölüm yerine yaşamı düşünün.
Hayat her yerde var.
Hücrelerin şuur ve yaşamını düşünün.
O zaman yaşam gücünün, insan şuurunun emrinde olduğunun farkına varacaksınız.
Karaciğerinize, sen tembel değilsin, sağlam, aktif ve güçlüsün demeliyiz.
Midemize, sen zayıf değilsin, zeka ve enerjiyle dolusun.
Zihnimize, her tür hastalık düşüncesinden arınmışsın ve yaratanın merhametiyle dolusun demeliyiz.
Bu,vurgulayıcı ibarelerin tekrarı demektir.
Hatta hastalığı düşünmek, bedene ihanettir.
Ve bu doğru değildir.
Eğer şifa süreci yavaş seyrediyorsa üzülmememiz gerekir.
Vurgulayıcı kelimeleri tekrar edip gücünü ve etkisini gözümüzle görmeliyiz.
Hint mitolojilerine sözlü veye şarkı türü ses, müthiş bir güce ve etkiye sahiptir.
Bazı meta fizik uzmanlarına göre sesli konuşmak ve şarkı söylemek sessiz konuşmaktan %80 daha güçlüdür.
Her gün her saat her dakika ve her saniye vurgulayıcı cümlelerinizi tekrarlayın.
Bu şifa veren ibareleri ısrarla tekrarladığınızda düşüncelerinizde etki bırakacaktır.
Önemli olan size uygun vurgulayıcı ibareleri bulmanız ve yapmanızdır.
Bir danışmandan her zaman yardım alabilirsiniz.
Yavaş yavaş güçlü ve etkileyici ibarelerin nasıl yapılacağını öğrenirsiniz.
Evet'in şifa veren gücünü uyandırmak için şu cümleyi tekrarlayabilirsiniz:
"Zihnim ve bedenim bütünlükle dolu olsun."
Dr. Davut İbrahimoğlu



10 Eylül 2017 Pazar

BİR İNSANI TANIMAK İÇİN DÖRT DURUM


1- Aç olduğu zaman nasıl hissediyor ve nasıl davranıyor, ona bakardım. Duygusal bakımdan olgun değilse, aç insan sabırsız ve bencil davranmaya başlıyor.
2- Öfkeli olduğu zaman, bir şeye kızdığı zaman nasıl konuşuyor, nasıl davranıyor, dikkatle gözlerdim. Bencil insanın kızgınlığı ile olgun insanın kızgınlığı farklıdır. Diyebilirim ki bir insanın olgunluğunun en iyi göstergeci öfkesini nasıl yönettiğidir.
3- Kendini yalnız hissettiği zaman ne yapıyor? İçine kapanıp dünyaya küsen ve onu suçluyan bir tavır içine mi giriyor, yoksa yalnızlığıyla dost olup, hayatın bu hallerini de sakin bir olgunlukla kabul edebiliyor mu?
4- Yorgun olduğu zaman nasıl davranıyor? İnsanın bencil olup olmadığını en iyi yorgunken nasıl hissettiği ve davrandığı gösterir. İlişkinin önemini kavramış olgun insan ne kadar yorgun olursa olsun diğerlerini de düşünerek davranır.
Yaşam deneyiminiz içinde yukarıda ifade edilenler size anlamlı geliyor mu?
DOĞAN CÜCELOĞLU

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...